Beykoz...
Doğduğumuz, doyduğumuz, soluduğumuz, kültürüyle yetiştiğimiz yer. Anadolu
insanının İstanbul'a göçünde ilk kapılardan biri. Öncesinde Osmanlı'nın güzide
dinlence ve sanat mekanı. Bizim babalarımız için ise iş imkanı... Tekel
fabrikası, halat fabrikası, şişe-cam fabrikası ya da hastanede hademe olarak
çalışmışlar. Beykoz şimdiki haline nasıl geldi diye sorulduğunda elbette
babalarımızın tırnaklarıyla, elleriyle, emekleriyle geldi ve mukaddes
analarımızın eşlerine ve de biz ufaklıklara kendilerini adamalarıyla geldi. Pek
çok şeye rağmen Beykoz gelişti... En başta da yerel idarecilere rağmen gelişti!
Beykoz'un
sorunları dediğimizde emniyet raporlarından bilimsel araştırmalara, medyaya
yansıyan haberlerden soluduğumuz, yaşadığımız gerçekliğe aklımıza gelen her
şeyi tespit eden, dillendiren, proje üreten ve Beykoz'un imajını geliştirmek
adına da gayretle çalışan bir belediye başkanı adayı var. Bu yazı O'na destek
olmak için yazılmıştır. Daha önce de çeşitli mecralarda dile getirdiğim gibi
Beykoz'da gönlümden geçen başkan, Mehmet Ali Anafarta'dır ve bana oy veriyormuş
gibi Millet Partisine, Beykoz'un genç evladına oy veriniz, destek olunuz. Aşağıda
yazacağım sebeplerden ötürü de diğerlerine oy vermeyiniz. Oyunuz aynı
geleceğiniz ve düşleriniz gibi temiz olsun! Siyasi çıkarlarla kirlenmesin
Beykoz'um...
Yaşım
29, tanıyan zaten tanıyor da tanımayan için kendimi tanıtayım kısaca ki
işkembe-i kübradan sallıyorum bilinmesin. İlköğretim eğitimimi zamanın şartları
dahilinde Kanlıca Sedat Simavi İlkokulu ve Anadoluhisarı İlköğretim okulunda
okudum. Lise çağına geldiğimde Beykoz yetersiz kaldı ve Üsküdar Halide Edip
Adıvar Lisesi'nde dönemin formatı olarak süper lise okudum. Sonrası çeşitli
lisans ve lisans üstü öğrenimleri ve nihayetinde Atatürk Üniversitesi'nde
araştırma görevlisi olarak çalışmaktayım. Sosyal bilimciyim... Beykozluyum ve
aynı zamanda Giresun, Göreleliyim... İstanbullu muyum onu hep sorgularım ama
Beykozluluğumu asla! Beykoz'da çeşitli STK'larda, milliyetçi muhafazakar bir
çizgide siyaset alanında kısa dönemli de olsa görevlerim oldu. Hayalimdeki
Beykoz için bu sefer elime, elimize bir şans geçtiğine inanıyorum.
Neden
AKP'ye, Yücel Çelikbilek'e oy verilmez... 2B arazileri yüzünden sergilediği
tutarsız, ayarsız politikalar ve söylemler yüzünden verilmez. Görele
Mahallesi'ndeki iftarda maruz kaldıkları protesto sonrası korkan, ürken,
değişen söylemleri yüzünden verilmez. Aday adaylığı döneminde diğer AKP
adaylarına, Görele'nin çocuklarına attığı iftiralar yüzünden verilmez. İnternet
üzerinde dolandığı üzere "Bu Beykoz halkından bir b*k olmaz" deme
cüretini gösterdiği için verilmez. Ve hepsini geçtim, gerek milli görüş
döneminde olsun gerek AKP döneminde olsun Beykoz'a hizmet sunma noktasında en
üst mercide belediye başkanlığı görevini icra etme şansını veren Beykoz halkına
pek de bir hizmeti olmamıştır. İlk defa Beykoz Arena'nın da dahil olduğu ciddi vaatleri
vardır Çelikbilek'in ama onca görev yılında herhangi bir icraatı olmadığı için,
lafa da bakılmaması gerekmektedir. Lafa değil icraata bakılması gerektiği için
Beykoz'da Yücel Çelikbilek'e yani AKP'ye oy verilmemelidir.
Burada
bir de not düşmekte fayda vardır, Beykoz'a AKP döneminde yapılan her şey,
ulaşımından dere ıslahına Muharrem Ergül döneminde yapılmıştır. Ayrıca AKP
belediyeciliğinin Beykoz'a "trafik sorunu" üreten Kavacık'ta ki döner
kavşak düzenlemesi de oy vermemek için yeterlidir. O nasıl bir hatadır, anlamak
mümkün değil! Daha doğrusu "boğaz geçer" İETT hatlarının Kavacık'a
çıkıp oradaki aktarma duraklarını kullanması için planlanmıştı o kavşak
zamanında ama o zaman, şimdikinin 3 Katı bir trafik oluşunca bu "dahiyane"
(!) fikirden vazgeçmişler ama kavşağı yeniden düzenleme zahmetine
girmemişlerdi. İşte AKP belediyeciliğinin Beykoz'daki yüzü "hizmet"
den ziyade eziyet" olduğu için Yücel Çelikbilek'e oy verilmez.
Neden
MHP'ye, Alaattin Köseler'e oy verilmez? Her ne kadar eski belediye başkanı da
olsa son iki seçimdir mağlup aday olduğu için verilmez. CHP'nin
"mağlup" gördüğü ve istemediği için yollarını ayırmasından MHP'nin ne
beklediği meçhul olduğu için verilmez. Siyasi dönek olduğu için verilmez.
Bunları hepsinden ziyade Beykoz'lu olmadığı, burada yaşamadığı için oy
verilmez! Yerel seçimde oy, o coğrafyada yaşayan, nefes alan insana verilir, bu
sebeple MHP'nin adayı Alaattin Köseler'e verilmez. Seçmene iletebildiği,
inandırıcılığı olan, mantıklı, makul ve Beykoz'un ihtiyacını karşılayacak vaatleri
olmadığı için MHP'ye Beykoz'da oy verilmez. Alaattin Köseler'in MHP'den aday
olması durumunu, CHP'nin oylarını bölmek adına Yücel Çelikbilek'in finanse
ettiği söylentileri dolaştığı için verilmez!
Neden
CHP'ye, Hızır Yılmaz'a oy verilmez? Adaylığı parti liderinin akrabasıyla evli
olmasından mütevellit torpilli olduğu için oy verilmez. Aynı MHP gibi proje
konusunda kısır olduğu için, umut vaat etmediği için Hızır Yılmaz'a, yani
CHP'ye Beykoz'da oy verilmez. Yaşam tarzı Beykoz'un bir bölümüne uymadığı için
oy verilmez. Siyasi kimliğini SODEP üzerinden kurduğu için aydın muhafazakar
Beykozluların oy vermemesi gerekir. Her ne kadar Beykoz'da AKP'nin en güçlü
rakibi CHP gibi gözükse dahi siyasi yapılanmasından ötürü oy verilmez. Encümenlerine
müteahhitleri doldurdukları için, 2B ve kentsel dönüşüm sözlerine
güvenilmeyeceğinden oy verilmez. Alt kademelerinde Ülkü Ocakları ile el
altından ve dolaylı olarak el ele tutuştukları için, karakterleri
oturmadığından oy verilmez!
Peki,
kime oy verilir? Yukarıda da yazdığım gibi Beykoz Belediye Başkanı olarak
görmek istediğim kişi, genç, mert bir Beykoz delikanlısı Mehmet Ali
Anafarta'dır. Beykoz için bir fırsat olan bu seçimlerde oy Millet Partisi'ne
yani Mehmet Ali Anafarta'ya verilir.
Neden
mi Anafarta? Beykozlu. Genç ve dinamik, seçim çalışmaları boyunca tüm
Karadeniz'i gezdi. Öyle boşu boşuna da gezmedi. Köyde hayat var diye bir proje
ortaya koydu ve bunun altyapısı için gezdi. Beykoz halkının memleket
topraklarının kokusunu soludu. Gençlerle birlikte hareket etti.
Beykoz'un
en ciddi sorunlarını hiç çekinmeden dile getirdi! Siz hiç Beykoz'un uyuşturucu
bataklığına dönüştüğü gerçeğini itiraf edebilen bir aday gördünüz mü? Gerek
polis raporlarında gerekse okul önlerinde kendi gözlerimizle görüyoruz
şerefsizlerin küçücük çocuklarımızı zehirlediğini,
ilkokul önlerinde dahi olan uyuşturucu alışverişlerinden bahsediyoruz burada.
AKP'si, MHP'si, CHP'si hepsi için Beykoz güllük gülistanlık sanki, çünkü hepsi
için Beykoz rant alanı sadece, rant! Bir sorunun tespiti, çözümünü üretmek için
gereken ilk noktadır. Uyuşturucu başta olmak üzere Beykoz'un gelişimi ve sosyal
refahına ilişkin projeleri oldukça çeşitli ve mevcuttur Anafarta'nın çalışma
programında.
Sosyal
sorunlardan, eğitim sorunlarına, Beykoz'un istihdam sorununa, Beykoz'un toprak
ve 2B sorununa dair tam 99 projesi var Anafarta'nın. Bildiğiniz gibi Allah'ın
99 güzel adı var ve 99 proje söylemi buradan geliyor. Anafarta genç ve dinamik,
maneviyattan da haberi var. Söylemi net ve bazen de manevi, sanatsal dokunuşlarla işini
yapıyor. En azından samimi ve insana umut veriyor Beykoz'un geleceği adına.
Mehmet
Ali Anafarta'yı tanıdığım andan itibaren geçmişini, işini, kişiliğini didik
didik ettim elimden geldiğince. Siyasi duruşunu, projelerini, söylemlerini bir
sosyal bilimci olarak çok iyi analiz ettim ve seçimden sonra -umarım seçim
zaferinin ardından olur- yazacaklarım var ama şu noktada şunları söyleyerek
yazıma nokta koymak istiyorum: "99 proje" söylemini inceledim, sayı
biraz abartı durabilir ama birbiriyle ilişkili olan güzel projeler var.
İlişkili ayaklar ayrı ayrı sayıldığında 99 ediyor ama Beykoz'u
kalkındırabilecek önemli noktaların altını çizen projeler bunlar. Beykozlunun
fikrine önem vereceğini, ifade eden projeleri de mevcut. Yani Beykoz'u birilerinin yönetme durumu
değil hep birlikte yönetme şansımız var!
Söylesenize
bana, zenginliğini tescillemiş, siyasi rant ve makam peşinde koşan, bu uğurda
kibirlerinden kaynaklı her türlü muameleyi size, bana, halka yapabilecek bir
başkan mı istersiniz; yoksa, büyüğünü, küçüğünü, anasın, atasını bilen, saygıda
kusur etmeyen, gerektiğinde hesap sorabileceğiniz bir evladınız, bir
arkadaşınız, sizi seven ve bazen kızabileceğiniz bir ağabeyiniz mi olsun
istersiniz?
Ben
desteğimi Anafarta'dan, Millet partisinden yana koyuyorum, kazanmasını ümit
ediyorum ve çizdiği yoldan saparsa, sonuna kadar hesap soracağımın da sözünü
veriyorum...
Ve,
sizlerin de bu fikirle, samimi duygularla Millet Partisi Beykoz Belediye
Başkan Adayı, Mehmet Ali ANAFARTA'yı desteklemenizi, onu Allah'ın izniyle
belediye başkanı seçmenizi temenni ediyorum.
Allah'a
emanet olun!
-----------
Millet Partisi hakkında ek not: Türkiye tarihinde siyasal kesintilere uğramak ve birbirinin devamı olma noktasında sorunlu da olsa üç millet partisi ekolü vardır. Bunlardan ilki Beykoz'lu büyük Mareşal Fevzi Çakmak'ın kurduğu Millet Partisi'dir, ikincisi Türk milliyetçiliğini ve ahlakını, siyasetin rant çarklarından uzaklaştıran ve adeta Türkeş'e yol açan, bir noktada ülkücü hareketin mimarı Osman Bölükbaşı'nın Millet Partisi'dir. Ve son olarak da Yeniden Milli Mücadele fikrinin lideri, eski milletvekili Aykut Edibali'nin liderliğinde örgütlenen Millet Partisi'dir. Görüldüğü üzere fikri millet, zikri millet olan bir Millet Partisi çizgisi var. Allah yar ve yardımcıları olsun....
Millet Partisi hakkında ek not: Türkiye tarihinde siyasal kesintilere uğramak ve birbirinin devamı olma noktasında sorunlu da olsa üç millet partisi ekolü vardır. Bunlardan ilki Beykoz'lu büyük Mareşal Fevzi Çakmak'ın kurduğu Millet Partisi'dir, ikincisi Türk milliyetçiliğini ve ahlakını, siyasetin rant çarklarından uzaklaştıran ve adeta Türkeş'e yol açan, bir noktada ülkücü hareketin mimarı Osman Bölükbaşı'nın Millet Partisi'dir. Ve son olarak da Yeniden Milli Mücadele fikrinin lideri, eski milletvekili Aykut Edibali'nin liderliğinde örgütlenen Millet Partisi'dir. Görüldüğü üzere fikri millet, zikri millet olan bir Millet Partisi çizgisi var. Allah yar ve yardımcıları olsun....
Yoruma ne gerek var. Doğru söze can gurban.
YanıtlaSil