29 Mart 2014 Cumartesi

2014 Yerel Seçim Yazı Dizisi / 3. Yazı: Beykozlu Mert Bir Yiğit Adına Sert Bir Yazı: Beykoz İçin Anafarta'ya Açık Destek!




Beykoz... Doğduğumuz, doyduğumuz, soluduğumuz, kültürüyle yetiştiğimiz yer. Anadolu insanının İstanbul'a göçünde ilk kapılardan biri. Öncesinde Osmanlı'nın güzide dinlence ve sanat mekanı. Bizim babalarımız için ise iş imkanı... Tekel fabrikası, halat fabrikası, şişe-cam fabrikası ya da hastanede hademe olarak çalışmışlar. Beykoz şimdiki haline nasıl geldi diye sorulduğunda elbette babalarımızın tırnaklarıyla, elleriyle, emekleriyle geldi ve mukaddes analarımızın eşlerine ve de biz ufaklıklara kendilerini adamalarıyla geldi. Pek çok şeye rağmen Beykoz gelişti... En başta da yerel idarecilere rağmen gelişti!

Beykoz'un sorunları dediğimizde emniyet raporlarından bilimsel araştırmalara, medyaya yansıyan haberlerden soluduğumuz, yaşadığımız gerçekliğe aklımıza gelen her şeyi tespit eden, dillendiren, proje üreten ve Beykoz'un imajını geliştirmek adına da gayretle çalışan bir belediye başkanı adayı var. Bu yazı O'na destek olmak için yazılmıştır. Daha önce de çeşitli mecralarda dile getirdiğim gibi Beykoz'da gönlümden geçen başkan, Mehmet Ali Anafarta'dır ve bana oy veriyormuş gibi Millet Partisine, Beykoz'un genç evladına oy veriniz, destek olunuz. Aşağıda yazacağım sebeplerden ötürü de diğerlerine oy vermeyiniz. Oyunuz aynı geleceğiniz ve düşleriniz gibi temiz olsun! Siyasi çıkarlarla kirlenmesin Beykoz'um... 

Yaşım 29, tanıyan zaten tanıyor da tanımayan için kendimi tanıtayım kısaca ki işkembe-i kübradan sallıyorum bilinmesin. İlköğretim eğitimimi zamanın şartları dahilinde Kanlıca Sedat Simavi İlkokulu ve Anadoluhisarı İlköğretim okulunda okudum. Lise çağına geldiğimde Beykoz yetersiz kaldı ve Üsküdar Halide Edip Adıvar Lisesi'nde dönemin formatı olarak süper lise okudum. Sonrası çeşitli lisans ve lisans üstü öğrenimleri ve nihayetinde Atatürk Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak çalışmaktayım. Sosyal bilimciyim... Beykozluyum ve aynı zamanda Giresun, Göreleliyim... İstanbullu muyum onu hep sorgularım ama Beykozluluğumu asla! Beykoz'da çeşitli STK'larda, milliyetçi muhafazakar bir çizgide siyaset alanında kısa dönemli de olsa görevlerim oldu. Hayalimdeki Beykoz için bu sefer elime, elimize bir şans geçtiğine inanıyorum.

Neden AKP'ye, Yücel Çelikbilek'e oy verilmez... 2B arazileri yüzünden sergilediği tutarsız, ayarsız politikalar ve söylemler yüzünden verilmez. Görele Mahallesi'ndeki iftarda maruz kaldıkları protesto sonrası korkan, ürken, değişen söylemleri yüzünden verilmez. Aday adaylığı döneminde diğer AKP adaylarına, Görele'nin çocuklarına attığı iftiralar yüzünden verilmez. İnternet üzerinde dolandığı üzere "Bu Beykoz halkından bir b*k olmaz" deme cüretini gösterdiği için verilmez. Ve hepsini geçtim, gerek milli görüş döneminde olsun gerek AKP döneminde olsun Beykoz'a hizmet sunma noktasında en üst mercide belediye başkanlığı görevini icra etme şansını veren Beykoz halkına pek de bir hizmeti olmamıştır. İlk defa Beykoz Arena'nın da dahil olduğu ciddi vaatleri vardır Çelikbilek'in ama onca görev yılında herhangi bir icraatı olmadığı için, lafa da bakılmaması gerekmektedir. Lafa değil icraata bakılması gerektiği için Beykoz'da Yücel Çelikbilek'e yani AKP'ye oy verilmemelidir. 

Burada bir de not düşmekte fayda vardır, Beykoz'a AKP döneminde yapılan her şey, ulaşımından dere ıslahına Muharrem Ergül döneminde yapılmıştır. Ayrıca AKP belediyeciliğinin Beykoz'a "trafik sorunu" üreten Kavacık'ta ki döner kavşak düzenlemesi de oy vermemek için yeterlidir. O nasıl bir hatadır, anlamak mümkün değil! Daha doğrusu "boğaz geçer" İETT hatlarının Kavacık'a çıkıp oradaki aktarma duraklarını kullanması için planlanmıştı o kavşak zamanında ama o zaman, şimdikinin 3 Katı bir trafik oluşunca bu "dahiyane" (!) fikirden vazgeçmişler ama kavşağı yeniden düzenleme zahmetine girmemişlerdi. İşte AKP belediyeciliğinin Beykoz'daki yüzü "hizmet" den ziyade eziyet" olduğu için Yücel Çelikbilek'e oy verilmez.

Neden MHP'ye, Alaattin Köseler'e oy verilmez? Her ne kadar eski belediye başkanı da olsa son iki seçimdir mağlup aday olduğu için verilmez. CHP'nin "mağlup" gördüğü ve istemediği için yollarını ayırmasından MHP'nin ne beklediği meçhul olduğu için verilmez. Siyasi dönek olduğu için verilmez. Bunları hepsinden ziyade Beykoz'lu olmadığı, burada yaşamadığı için oy verilmez! Yerel seçimde oy, o coğrafyada yaşayan, nefes alan insana verilir, bu sebeple MHP'nin adayı Alaattin Köseler'e verilmez. Seçmene iletebildiği, inandırıcılığı olan, mantıklı, makul ve Beykoz'un ihtiyacını karşılayacak vaatleri olmadığı için MHP'ye Beykoz'da oy verilmez. Alaattin Köseler'in MHP'den aday olması durumunu, CHP'nin oylarını bölmek adına Yücel Çelikbilek'in finanse ettiği söylentileri dolaştığı için verilmez!

Neden CHP'ye, Hızır Yılmaz'a oy verilmez? Adaylığı parti liderinin akrabasıyla evli olmasından mütevellit torpilli olduğu için oy verilmez. Aynı MHP gibi proje konusunda kısır olduğu için, umut vaat etmediği için Hızır Yılmaz'a, yani CHP'ye Beykoz'da oy verilmez. Yaşam tarzı Beykoz'un bir bölümüne uymadığı için oy verilmez. Siyasi kimliğini SODEP üzerinden kurduğu için aydın muhafazakar Beykozluların oy vermemesi gerekir. Her ne kadar Beykoz'da AKP'nin en güçlü rakibi CHP gibi gözükse dahi siyasi yapılanmasından ötürü oy verilmez. Encümenlerine müteahhitleri doldurdukları için, 2B ve kentsel dönüşüm sözlerine güvenilmeyeceğinden oy verilmez. Alt kademelerinde Ülkü Ocakları ile el altından ve dolaylı olarak el ele tutuştukları için, karakterleri oturmadığından oy verilmez!

Peki, kime oy verilir? Yukarıda da yazdığım gibi Beykoz Belediye Başkanı olarak görmek istediğim kişi, genç, mert bir Beykoz delikanlısı Mehmet Ali Anafarta'dır. Beykoz için bir fırsat olan bu seçimlerde oy Millet Partisi'ne yani Mehmet Ali Anafarta'ya verilir.

Neden mi Anafarta? Beykozlu. Genç ve dinamik, seçim çalışmaları boyunca tüm Karadeniz'i gezdi. Öyle boşu boşuna da gezmedi. Köyde hayat var diye bir proje ortaya koydu ve bunun altyapısı için gezdi. Beykoz halkının memleket topraklarının kokusunu soludu. Gençlerle birlikte hareket etti. 

Beykoz'un en ciddi sorunlarını hiç çekinmeden dile getirdi! Siz hiç Beykoz'un uyuşturucu bataklığına dönüştüğü gerçeğini itiraf edebilen bir aday gördünüz mü? Gerek polis raporlarında gerekse okul önlerinde kendi gözlerimizle görüyoruz şerefsizlerin küçücük  çocuklarımızı zehirlediğini, ilkokul önlerinde dahi olan uyuşturucu alışverişlerinden bahsediyoruz burada. AKP'si, MHP'si, CHP'si hepsi için Beykoz güllük gülistanlık sanki, çünkü hepsi için Beykoz rant alanı sadece, rant! Bir sorunun tespiti, çözümünü üretmek için gereken ilk noktadır. Uyuşturucu başta olmak üzere Beykoz'un gelişimi ve sosyal refahına ilişkin projeleri oldukça çeşitli ve mevcuttur Anafarta'nın çalışma programında.

Sosyal sorunlardan, eğitim sorunlarına, Beykoz'un istihdam sorununa, Beykoz'un toprak ve 2B sorununa dair tam 99 projesi var Anafarta'nın. Bildiğiniz gibi Allah'ın 99 güzel adı var ve 99 proje söylemi buradan geliyor. Anafarta genç ve dinamik, maneviyattan da haberi var. Söylemi net ve bazen de manevi, sanatsal dokunuşlarla işini yapıyor. En azından samimi ve insana umut veriyor Beykoz'un geleceği adına.

Mehmet Ali Anafarta'yı tanıdığım andan itibaren geçmişini, işini, kişiliğini didik didik ettim elimden geldiğince. Siyasi duruşunu, projelerini, söylemlerini bir sosyal bilimci olarak çok iyi analiz ettim ve seçimden sonra -umarım seçim zaferinin ardından olur- yazacaklarım var ama şu noktada şunları söyleyerek yazıma nokta koymak istiyorum: "99 proje" söylemini inceledim, sayı biraz abartı durabilir ama birbiriyle ilişkili olan güzel projeler var. İlişkili ayaklar ayrı ayrı sayıldığında 99 ediyor ama Beykoz'u kalkındırabilecek önemli noktaların altını çizen projeler bunlar. Beykozlunun fikrine önem vereceğini, ifade eden projeleri de mevcut. Yani Beykoz'u birilerinin yönetme durumu değil hep birlikte yönetme şansımız var!

Söylesenize bana, zenginliğini tescillemiş, siyasi rant ve makam peşinde koşan, bu uğurda kibirlerinden kaynaklı her türlü muameleyi size, bana, halka yapabilecek bir başkan mı istersiniz; yoksa, büyüğünü, küçüğünü, anasın, atasını bilen, saygıda kusur etmeyen, gerektiğinde hesap sorabileceğiniz bir evladınız, bir arkadaşınız, sizi seven ve bazen kızabileceğiniz bir ağabeyiniz mi olsun istersiniz?

Ben desteğimi Anafarta'dan, Millet partisinden yana koyuyorum, kazanmasını ümit ediyorum ve çizdiği yoldan saparsa, sonuna kadar hesap soracağımın da sözünü veriyorum...

Ve, sizlerin de bu fikirle, samimi duygularla Millet Partisi Beykoz Belediye Başkan Adayı, Mehmet Ali ANAFARTA'yı desteklemenizi, onu Allah'ın izniyle belediye başkanı seçmenizi temenni ediyorum.

Allah'a emanet olun!
-----------
Millet Partisi hakkında ek not: Türkiye tarihinde siyasal kesintilere uğramak ve birbirinin devamı olma noktasında sorunlu da olsa üç millet partisi ekolü vardır. Bunlardan ilki Beykoz'lu büyük Mareşal Fevzi Çakmak'ın kurduğu Millet Partisi'dir, ikincisi Türk milliyetçiliğini ve ahlakını, siyasetin rant çarklarından uzaklaştıran ve adeta Türkeş'e yol açan, bir noktada ülkücü hareketin mimarı Osman Bölükbaşı'nın Millet Partisi'dir. Ve son olarak da Yeniden Milli Mücadele fikrinin lideri, eski milletvekili Aykut Edibali'nin liderliğinde örgütlenen Millet Partisi'dir. Görüldüğü üzere fikri millet, zikri millet olan bir Millet Partisi çizgisi var. Allah yar ve yardımcıları olsun....

1 yorum: