7 Ağustos 2014 Perşembe

Aynı Köşke Farklı Seçimler

Not: Bu yazı Gazete Fatih için 6 Ağustos 2014 Çarşamba günü kaleme alınmıştır, yayınlanacağı tarihi bilmediğim için blogdan da paylaşma kararı aldım. Saygılarımla....
----------------------------------------



Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının önünde yine sandık var. Yurtdışı seçim noktalarında oylar kullanılmaya başlandı, yurtiçinde ise hafta sonunda sandığa yol alma işlemi yapılacak. Seçimin adı cumhurbaşkanlığı seçimi ama işin niyet tecellili aslında oy kullanmaya gidenler ise farklı seçimler için oy kullanıyorlar. Nasıl mı?

AK Parti seçmeni Sayın Başbakan’ı cumhurbaşkanından ziyade devlet başkanı olarak görme motivasyonuyla sandığa gidiyor. Bunu partiye yakın basın organlarının gerek gazetelerinde gerekse TV oturumlarında dillendiren yazarlarından teyit etmek mümkün, zira Başbakan’ın kendisi de devletin en üst makamı olan cumhurbaşkanlığının yani başka bir deyişle başkomutanlık makamının hâlihazırdaki sistemde pasif konumda olduğunu ve daha güçlü kılınması gerektiğini ifade ettiğinden bu tespitimde yanıldığımı düşünmüyorum. Diğer tarafta “çatı aday” sıfatıyla yol alan Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu ise halihazırdaki cumhurbaşkanlığı makamına taliptir. Arkasında duran MHP ve CHP teşkilatlarının temennisi ülke seçim sisteminin de AK Parti’nin istediği yönde değiştirilmesine vesile olacak bir devlet başkanından ziyade mevcut durumu sürdürecek, mevcut sistemin muhafazasını sağlayacak bir cumhurbaşkanı seçmektir. Sayın Demirtaş ise söylemleriyle Kürt hareketinin siyasetteki ılımlı tavrını dönemsel olarak sergilemektedir ama adaylığı Kürt hareketini diğer adaylara tabi kılmamak adına bir gereklilikten ibarettir. Seçim kampanyasının iddialı olması ya da devlet başkanlığı – cumhurbaşkanlığı gerilimine yeni ve iddialı bir cephe açması mümkün değildir. Bunun en temel sebeplerinden biri de kendisinin de ifade ettiği üzere diğerleri gibi bu süreçte finanse edilmiyor oluşudur.

Görüldüğü üzere Sayın Demirtaş yarışa katılmaktan memnundur. Sayın Başbakan ve Sayın İhsanoğlu’nun ise parkurları farklıdır. Köşke farklı yollardan koşmaktadırlar. Bu koşularda aldıkları desteğin de büyük önemi varken AK Parti seçim kampanyaları karşısında son on iki yıldır süregelen MHP ve CHP propaganda beceriksizliği tüm büyüleyiciliğiyle İhsanoğlu’nun kampanyasına da sirayet etmiştir. Kadıköy Belediyesi ya da Bursa Nilüfer Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarındaki kıvrak zeka ve tatlılıkla yönetilen bir twitter hesabı ancak sevimli olabilir, kaile alınmaz… Başbakan’ın halk nezdinde kabul gören dominant söyleminin ve bunun dayandığı temellerin farkında olmadan; siyasetin tüm manevra alanlarını hedefe yönelik kullanma becerisine sahip bir siyasi hareketin karşısında statükoya bağlı; hatta bağnaz şekilde eskiye bağımlı kalarak yapılacak sıradaki şey yeniden kaybetmektir. 

İhsanoğlu’nun akademik ve bürokratik kişiliği bu seçimi belki kazanabilirdi ama kampanya süreçleri ilk slogandan itibaren zaten farklı parkurlarda koşulan yarışta ters yöne koşmasına sebebiyet vermiştir. Sandıktan ise mucizeler nadiren çıkar… Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk etapta cumhurbaşkanlığı, ardından ise devlet başkanlığını umarım ülkemize hayırlı olur. Umarım başkomutan olduğunda da söylemleriyle halkın kendisine oy vermeyen kesimini rencide etmez, artık paradigma değişeceğinden umarım yeni bir siyasi dil de geliştirme becerisine sahip olur AK Parti kanadı.

Her sonuçta bu seçimin bu halka, bu devlete, bu millete birlik ve beraberlik getirmesini, kaybolan umutları geri biriktirilmesini; tecelli eden gelecek kaygılarını bertaraf etmesini dilerim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder