Kabil kardeşini öldürdüğünde ilk
cinayeti işlemişti âdemoğlu. Allah’ın yarattığı canı alma kibriyle bezenmişti
genlerimiz. Tarihimizdeki savaş çığırtkanlıkları, dökülen onca kan hep
bundandır. İkinci Dünya Savaşı gibi bir şiddeti ancak başka bir şiddet ile
bitirebilişimiz de bundan. Irkımız bir, insanız. Ne kadar, orası tartışmalı…
Bilmeyenlerin de dikkate alması
açısından Yahudi çalışmaları üzerine eğildiğimle başlamak istiyorum söze. O
sebeple Filistin-İsrail meselesinde hep Türkiye’deki ana akım görüşün dışında
oldum belirli noktalarda. Bu yazıda ana akım görüş falan takmayacağım ve bir
ulusun çocuklarının niye öldüğüne değineceğim. Katil gerçekten İsrail mi? Ya da
şöyle soralım: Katil sadece İsrail mi?
Önce bir soluklanalım… Neydi bu
meselenin başlangıcı? Avrupa! Medeniyet diye bazılarımızın ağzının salyalarının
aktığı Hıristiyan Avrupa’nın daimi günah keçilerinden Yahudileri katletmesinin
tavan noktasıyla başladı her şey. Tarihin en büyük insanlık suçlarından birisini
işledi Hitler ve bu insanlık ayıbının yaşanmasından sonra bir fidye olarak
bürokratik hamlelerle, bazı noktalarda ayak oyunlarıyla ama “asla zor
kullanarak değil” Filistin’den alınan arsalar üzerinde İsrail’in kurulmasıyla
başladı her şey. Çok kısa bir özetle: Bazı Filistinliler topraklarını sattı,
başka diyarlara göçtü. Geride kalanlar tarihsel kökenleri bakımından çatışma
potansiyeli yüksek bir devlet ideolojisine komşu oldular. Yerleşim alanı
yetmedi, yemek yetmedi, imkân yetmedi, siyasi tartışmalar bitmedi, intifadalar
yaşandı ve her seferinde İsrail biraz daha kara operasyonuyla topraklarını
genişletti. Güvenlik amacıyla girdi, aldığı toprakları geri vermek bir yana
adeta teşvik primiyle göçmenler, farklı ülkelerin yoksul Yahudilerini getirerek
yerleşim alanları kurdu.
Burada şeytanın avukatlığını
yaparak şunu soruyorum: Durup dururken mi İsrail savaş çıkartıp Filistin
üzerine yürüdü?
Filistin… Bir garip ulus,
Arap’tırlar ama Araplar sevmez. 80 öncesi Türkiye solunu militarist anlamda
eğitmiştir ama bizim sağcımız solcumuzdan daha yakın hisseder kendisini
Filistin’e. Osmanlıyız ya hani… hani bizimdi ya oralar… Romantik düşler bir
yana, eşzamanlı yapılan petrol anlaşmaları. Devletler maddi çıkarlarla
yönetildiği sürece manevi kaygıların bir değeri olmayacak.
Yazıyı uzun tutmayacağım… Her
zaman dediğim bir şey var onu tekrarlayacağım sadece: İsrail kuruluş şekli
nasıl olursa olsun en nihayetinde bir devlettir. Her şeyden önce orada yaşayan
insanlar vardır ve İsrail devleti halkının güvenliğini sağlamakla yükümlüdür.
Kendisine Mısır, Ürdün ve Suriye olmak üzere üç Arap komşusunun, Irak, Suudi
Arabistan, Fas, Cezayir, Tunus ve Sudan gibi Arap devletlerinin de maddi
desteklerini alıp saldırdığı 6 Gün Savaşları İsrail’in o coğrafyada kuvvetini
tüm Arap devletlerine kanıtlamıştır. Kendisine saldıran tüm Arap devletlerini
dize getiren İsrail, bir bakıma o coğrafyadaki meşruiyetini kendi halkı adına
kanla kazanmıştır. Sonrasında Mısır’dan aldığı toprakları geri veren İsrail
diğer yerleri kendine katmıştır. Filistin Arap dünyası için bu yenilginin
adıdır. Gazze bombalanır, Filistin bombalanır, Mısır kapılarını açmaz! Hey gidi
şimdinin arabulucusu Mısır? Kimden yanadır?
İsrail kendini savunma hakkına
sahip olsa da pek çok noktada aşırıya kaçmaktadır. Bu aşırılıklar Filistin
ulusuna acı çektirmektedir ama bu acının tek sorumlusu İsrail değil en az
İsrail kadar (ve bence daha da fazla sorumluluğu olan) Hamas’tır. Hamas’ın
Filistin’de politik durumu ne olursa olsun örgüt yapılanması, ideolojisi,
politikası partin elitlerini daha iyi yaşatmak üzerine kurulmuştur. Mahmud
Abbas'ın karısı bu çatışmadan 1 hafta önce İsrail’in en iyi özel hastanesinde
tedavi oldu, unutmayın! 2008’deki Gazze savaşında (katliamında) Hamas
militanları evlere saklandı, çocukların arkasına saklandı, kadınların arkasına
saklandı. Hamas o zaman kendi halkını öldürttü… Şimdi de kendi çocuklarını
öldürtüyor. Ramazan topu ateşler gibi roket atıyorlar çocuklarla beraber, savaş
alanında militan yetiştirir gibi... küçücük çocuklar, hani ninnilerle uyuması gerekenler,
bombayla cennete göçen masumlar… onları savaş alanına çeken ağabeyler!
Şuan ki katliamın sebebi kaçırılıp öldürülen 3
İsrailli genç asla değildir. Birkaç aydır güney İsrail başta olmak üzere
Hamas’ın bitmek bilmeyen roket tacizleridir. İsrail Güvenlik Kuvvetleri’nin de
bire on misli gibi ayarsız bir savaş anlayışı olduğu bilinmektedir. Daha neyi,
niye taciz edersin? Hamas, ey Hamas; İsrail’in eline "bu asimetrik savaştır" kozunu,
söylemi niye veririsin? Kendi halkın değersiz mi bu kadar?
İsrail’in plajda vurduğu
Filistinli çocuklarda ciddi anlamda savaş suçudur. Asimetrik olsun, metrik
olsun, ne halt olursa olsun… İsrail devletinin kurucu fikri Siyonizm yıllar içerisinde
farklı fraksiyonlara bölündü, bazı Siyonizm türleri ise azgınlaştı ve Hitler'in
aynası haline dönüştü. Maalesef bu kafada insanlar yer yer devlet yönetiminde
olsa da asıl olarak İsrail ordusunda mesken tutmaktadırlar… Dünya Filistin’e
sadece ağlar, hiçbir şey yapmaz! Geçiniz… Müslüman ülkelermiş, geçiniz…
Birlikte karar almak mı, geçiniz biz daha mezhep savaşlarımızı yapmadık, biz
daha paranın sıcak yüzüne tavız! Geçiniz… İsrail’de bir 20yıl önceki gibi sol
ekol olsa, güçlü olsa, kendi devletini çarmıha gerse… ama nerde…
2008’de yaptığının aynısını
yapıyor İsrail yine, bu sefer yapmayabilirdi! Çok net söylüyorum bu sefer
yap-ma-ya-bi-lir-di! Hava sirenleriyle hatta SMS mesajlarıyla saldırıları
Filistinli sivillere bile haber veren İsrail artık katliam yaparak güvenlik
sağlama fikrinden uzaklaşmalıdır. Asimetrik savaş martavalını kesmeli, derhal
hiçbir arabulucuyu ya da garantör devleti dâhil etmeden çift devletli çözümü
sağlamalıdır. Gerekirse işgücü-toprak bölüşümü teklif etmeli konfedere bir
yapıya evirilmelidir. Siyonizm’i bir Kızılelma tadında ütopik düşe, ilham
kaynağına ötelemeli, tüm aksiyoner uzantılarını ordudan ve devletten ve hatta
gelecek nesillerden temizlemelidir. Hamas için söylenecek söz dahi
bulunmamaktadır, kendi egoları, çıkarları ve büyük aptallıkları yüzünden
Filistin’in soyu kurumaktadır, oyun çağındaki masum çocukların, kundaktaki bebeklerin ölümüne vesile oldukları için kına yaksınlar!
Ve Kabil… Artık pis pis sırıtmasın insanlığa Golan
tepelerinden!
İnsanlık ne Kabil’e benzesin ne de Habil gibi
katledilsin.
Hele çocuklar kesmeyin köklerini, kırmayın
dallarını, bırakın yetişsin!
Ek olarak şunu belirtmem lazım!
Türkiye’de İsrail karşıtı protestoların ucunun asla ve asla bizim vatandaşımız
olan yani Türkiye Cumhuriyeti devleti nüfus cüzdanı taşıyan, başka bir devletle
ilişkisi olmayan, burada oy veren, burada çalışan, burada doyan ama faklı bir
dine inanan Yahudi vatandaşlarımıza; Yahudi adını bile kullanmayıp kendilerini Türkiye
Musevi Cemaati olarak tanımlayan insanlara uzanmaması gerekir. İsrail
devletinin sert ve yer yer vahşi politikalarına kızıp kendi insanımızdan hesap
sormaya kalkmasın birileri, bu ülke bir 6-7Eylül’ü daha kaldırmaz. Türkiye
Hahambaşılığı zaten Gazze için ateşkes ve barış çağrısında bulunuyor ilk günden
beri. Bu çağrıyı ülke olarak tüm bileşenlerimizle yaparsak resmi yollardan belki
bir faydası olur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder