18 Temmuz 2014 Cuma

İnsanlığın Kıyısında Ölümün Aynası




Kabil kardeşini öldürdüğünde ilk cinayeti işlemişti âdemoğlu. Allah’ın yarattığı canı alma kibriyle bezenmişti genlerimiz. Tarihimizdeki savaş çığırtkanlıkları, dökülen onca kan hep bundandır. İkinci Dünya Savaşı gibi bir şiddeti ancak başka bir şiddet ile bitirebilişimiz de bundan. Irkımız bir, insanız. Ne kadar, orası tartışmalı…

Bilmeyenlerin de dikkate alması açısından Yahudi çalışmaları üzerine eğildiğimle başlamak istiyorum söze. O sebeple Filistin-İsrail meselesinde hep Türkiye’deki ana akım görüşün dışında oldum belirli noktalarda. Bu yazıda ana akım görüş falan takmayacağım ve bir ulusun çocuklarının niye öldüğüne değineceğim. Katil gerçekten İsrail mi? Ya da şöyle soralım: Katil sadece İsrail mi?

Önce bir soluklanalım… Neydi bu meselenin başlangıcı? Avrupa! Medeniyet diye bazılarımızın ağzının salyalarının aktığı Hıristiyan Avrupa’nın daimi günah keçilerinden Yahudileri katletmesinin tavan noktasıyla başladı her şey. Tarihin en büyük insanlık suçlarından birisini işledi Hitler ve bu insanlık ayıbının yaşanmasından sonra bir fidye olarak bürokratik hamlelerle, bazı noktalarda ayak oyunlarıyla ama “asla zor kullanarak değil” Filistin’den alınan arsalar üzerinde İsrail’in kurulmasıyla başladı her şey. Çok kısa bir özetle: Bazı Filistinliler topraklarını sattı, başka diyarlara göçtü. Geride kalanlar tarihsel kökenleri bakımından çatışma potansiyeli yüksek bir devlet ideolojisine komşu oldular. Yerleşim alanı yetmedi, yemek yetmedi, imkân yetmedi, siyasi tartışmalar bitmedi, intifadalar yaşandı ve her seferinde İsrail biraz daha kara operasyonuyla topraklarını genişletti. Güvenlik amacıyla girdi, aldığı toprakları geri vermek bir yana adeta teşvik primiyle göçmenler, farklı ülkelerin yoksul Yahudilerini getirerek yerleşim alanları kurdu.  

Burada şeytanın avukatlığını yaparak şunu soruyorum: Durup dururken mi İsrail savaş çıkartıp Filistin üzerine yürüdü?

Filistin… Bir garip ulus, Arap’tırlar ama Araplar sevmez. 80 öncesi Türkiye solunu militarist anlamda eğitmiştir ama bizim sağcımız solcumuzdan daha yakın hisseder kendisini Filistin’e. Osmanlıyız ya hani… hani bizimdi ya oralar… Romantik düşler bir yana, eşzamanlı yapılan petrol anlaşmaları. Devletler maddi çıkarlarla yönetildiği sürece manevi kaygıların bir değeri olmayacak. 

Yazıyı uzun tutmayacağım… Her zaman dediğim bir şey var onu tekrarlayacağım sadece: İsrail kuruluş şekli nasıl olursa olsun en nihayetinde bir devlettir. Her şeyden önce orada yaşayan insanlar vardır ve İsrail devleti halkının güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Kendisine Mısır, Ürdün ve Suriye olmak üzere üç Arap komşusunun, Irak, Suudi Arabistan, Fas, Cezayir, Tunus ve Sudan gibi Arap devletlerinin de maddi desteklerini alıp saldırdığı 6 Gün Savaşları İsrail’in o coğrafyada kuvvetini tüm Arap devletlerine kanıtlamıştır. Kendisine saldıran tüm Arap devletlerini dize getiren İsrail, bir bakıma o coğrafyadaki meşruiyetini kendi halkı adına kanla kazanmıştır. Sonrasında Mısır’dan aldığı toprakları geri veren İsrail diğer yerleri kendine katmıştır. Filistin Arap dünyası için bu yenilginin adıdır. Gazze bombalanır, Filistin bombalanır, Mısır kapılarını açmaz! Hey gidi şimdinin arabulucusu Mısır? Kimden yanadır?

İsrail kendini savunma hakkına sahip olsa da pek çok noktada aşırıya kaçmaktadır. Bu aşırılıklar Filistin ulusuna acı çektirmektedir ama bu acının tek sorumlusu İsrail değil en az İsrail kadar (ve bence daha da fazla sorumluluğu olan) Hamas’tır. Hamas’ın Filistin’de politik durumu ne olursa olsun örgüt yapılanması, ideolojisi, politikası partin elitlerini daha iyi yaşatmak üzerine kurulmuştur. Mahmud Abbas'ın karısı bu çatışmadan 1 hafta önce İsrail’in en iyi özel hastanesinde tedavi oldu, unutmayın! 2008’deki Gazze savaşında (katliamında) Hamas militanları evlere saklandı, çocukların arkasına saklandı, kadınların arkasına saklandı. Hamas o zaman kendi halkını öldürttü… Şimdi de kendi çocuklarını öldürtüyor. Ramazan topu ateşler gibi roket atıyorlar çocuklarla beraber, savaş alanında militan yetiştirir gibi... küçücük çocuklar, hani ninnilerle uyuması gerekenler, bombayla cennete göçen masumlar… onları savaş alanına çeken ağabeyler!

Şuan ki katliamın sebebi kaçırılıp öldürülen 3 İsrailli genç asla değildir. Birkaç aydır güney İsrail başta olmak üzere Hamas’ın bitmek bilmeyen roket tacizleridir. İsrail Güvenlik Kuvvetleri’nin de bire on misli gibi ayarsız bir savaş anlayışı olduğu bilinmektedir. Daha neyi, niye taciz edersin? Hamas, ey Hamas; İsrail’in eline "bu asimetrik savaştır" kozunu, söylemi niye veririsin? Kendi halkın değersiz mi bu kadar?

İsrail’in plajda vurduğu Filistinli çocuklarda ciddi anlamda savaş suçudur. Asimetrik olsun, metrik olsun, ne halt olursa olsun… İsrail devletinin kurucu fikri Siyonizm yıllar içerisinde farklı fraksiyonlara bölündü, bazı Siyonizm türleri ise azgınlaştı ve Hitler'in aynası haline dönüştü. Maalesef bu kafada insanlar yer yer devlet yönetiminde olsa da asıl olarak İsrail ordusunda mesken tutmaktadırlar… Dünya Filistin’e sadece ağlar, hiçbir şey yapmaz! Geçiniz… Müslüman ülkelermiş, geçiniz… Birlikte karar almak mı, geçiniz biz daha mezhep savaşlarımızı yapmadık, biz daha paranın sıcak yüzüne tavız! Geçiniz… İsrail’de bir 20yıl önceki gibi sol ekol olsa, güçlü olsa, kendi devletini çarmıha gerse… ama nerde… 

2008’de yaptığının aynısını yapıyor İsrail yine, bu sefer yapmayabilirdi! Çok net söylüyorum bu sefer yap-ma-ya-bi-lir-di! Hava sirenleriyle hatta SMS mesajlarıyla saldırıları Filistinli sivillere bile haber veren İsrail artık katliam yaparak güvenlik sağlama fikrinden uzaklaşmalıdır. Asimetrik savaş martavalını kesmeli, derhal hiçbir arabulucuyu ya da garantör devleti dâhil etmeden çift devletli çözümü sağlamalıdır. Gerekirse işgücü-toprak bölüşümü teklif etmeli konfedere bir yapıya evirilmelidir. Siyonizm’i bir Kızılelma tadında ütopik düşe, ilham kaynağına ötelemeli, tüm aksiyoner uzantılarını ordudan ve devletten ve hatta gelecek nesillerden temizlemelidir. Hamas için söylenecek söz dahi bulunmamaktadır, kendi egoları, çıkarları ve büyük aptallıkları yüzünden Filistin’in soyu kurumaktadır, oyun çağındaki masum çocukların, kundaktaki bebeklerin ölümüne vesile oldukları için kına yaksınlar!

Ve Kabil… Artık pis pis sırıtmasın insanlığa Golan tepelerinden!
İnsanlık ne Kabil’e benzesin ne de Habil gibi katledilsin.
Hele çocuklar kesmeyin köklerini, kırmayın dallarını, bırakın yetişsin!

Ek olarak şunu belirtmem lazım! Türkiye’de İsrail karşıtı protestoların ucunun asla ve asla bizim vatandaşımız olan yani Türkiye Cumhuriyeti devleti nüfus cüzdanı taşıyan, başka bir devletle ilişkisi olmayan, burada oy veren, burada çalışan, burada doyan ama faklı bir dine inanan Yahudi vatandaşlarımıza; Yahudi adını bile kullanmayıp kendilerini Türkiye Musevi Cemaati olarak tanımlayan insanlara uzanmaması gerekir. İsrail devletinin sert ve yer yer vahşi politikalarına kızıp kendi insanımızdan hesap sormaya kalkmasın birileri, bu ülke bir 6-7Eylül’ü daha kaldırmaz. Türkiye Hahambaşılığı zaten Gazze için ateşkes ve barış çağrısında bulunuyor ilk günden beri. Bu çağrıyı ülke olarak tüm bileşenlerimizle yaparsak resmi yollardan belki bir faydası olur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder