Anneler
günü vesilesiyle ilk ve tek anneme hediye alma girişimimi anlatayım size.
Aslında anneler gününde de gerçekleşmemişti olay o da ayrı mesele. Baştan aşağı
saçma bir deneyimdi ve geriye dönüp baktığımda sürekli gülmeme sebep olan bu
olayda tek de değildim, kuzen Serhat ile başroldeydik.
1996
yazı, tarihi hatırlama sebeplerim ise saymakla bitmez. Türk milli futbol takımı
Avrupa şampiyonasına gitmişti o yıl ilk kez, sonra ilkokuldan mezun olmuştuk
hem de "Habitat II" sebebiyle İstanbul'daki okullar bir kaç hafta
erken kapanmıştı. Dayımlar Uşak'taydı o zaman, gezmeye yanlarına gitmiştik,
kuzenin mezuniyetini de görmüştük bu vesileyle. Babalar günü de yaklaşıyordu,
kuzen dedi hediye alalım ama annemlere de alalım. Tamam dedik, önce annemlere
alalım babamlara hafta sonuna kadar alırdık nasıl olsa. Mezuniyet ve karne
harçlıklarının ederi neyse, koyduk ortaya girdik cam ürünleri satan bir
mağazaya, yok fırın tepsisi yok servis tabağı aldık bir şeyler çıktık gittik
eve.
Yüzümüzde
tebessüm, içimizde mutluluk çıktı annemlerin karşısına. Dedik biz size hediye
aldık, geçmiş anneler gününüz için... Bir sevgi gösterisi bekliyorduk elbette
ama tepki çok radikaldi, annem hayatımda yediğim en okkalı tokatlardan birini
salladı bana, "kimin parasıyla kime hediye alıyorsunuz" söylemiyle
sağlam bir dayak yemiştik...
Geriye
baktığımda bu olay benim için "trajikomik" ve o kadar tatlı bir
anıdır ki anlatmayı çok severim. Bununla birlikte her anneler gününde annemle bu
anıyı yad ederiz.. yarın yapacağımız gibi :) Ve anneme teşekkür edeceğim
kapitalizmin kutsal değerleri nasıl sömürdüğünü bana ufak yaşta dayakla da olsa
öğrettiği için...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder