Yas
günü, 5.5.2014 yarın; 5.5.2005'te dündü zaten... Hiç geçmiyor zaman demeyeceğim
geçiyor... Üniversiteyi bitirdim, evrakları için uğraştığın, yorulduğun 2.
üniversiteyi (aöf) bitirdim, ehliyet aldım, "askere alırlar" diyordun,
almadılar; dayınlar elinden tutar işletme oku demiştin, sen gidince kimse
elimden tutmadı, en yakınlarım dahi benle mücadeleye girdi, kıskandı, arkamdan
iş çevirdi, bırakıp gittiğin varlığı burnumdan getirdi; ben de yeni bir
mücadeleye girdim; sosyolojide yüksek lisans yaptım, doktora yapıyorum,
üniversitede asistan olarak işe başladım okumayı sen sevdirdiğinden bana tarih
ve siyaset kitaplarınla ve elinden düşürmediğin Kur'an ile koymadı bu mücadele,
okuyorum, yazıyorum, yol alıyorum Allah'ın izniyle... ama ara sıra ağlarım hala
aklıma sen düştüğünde be BABAM... Ha, bu arada, hala evlenemedim ;) be baba!
Dün
gibi hatırlıyorum 5.5.2005'i, tam 9 yıl olsa da sensizliğim, pek çok şeye sen
yanımda olmadığın için sessizliğim anılarım hala taze... Bana evlatlık olduğumu
hissettirmeyen tek kişi varsa akrabalar içinde o da sendin be babam... "Oğlum"
derkenki sahiplenmen nasıl güç verirdi bana anlatamam. Dini hususlarda "sen
bilirsin doğrusunu, okuyorsun nasıl olsa" demendeki manevi kuvvet. Nefes
alırken bile özlüyorum seni... Miras bıraktığın "okumuş adam takımı"
dediğin Galatasaray'a gözümün bebeği gibi bakıyorum hala, bu sene işler yolunda
gitmedi ama olsun, sen bana bu takımı sevdirirken de şampiyon olmuyordu zaten.
Annem iyi çok şükür, "annene bağırma" demelerin aklıma gelse de
bağırıyorum bazen, affet beni; senden sonra iletişim kuramıyorum onunla pek çok
konuda ama nasihatlerin aklımda be baba! Teyzem vefat etti senden 6 ay sonra,
biyolojik annem yani... kansermiş, ölmeden bir hafta önce öğrendim hastalığını,
salak gibi okulumla ilgilendim yanında olmak yerine, söylemediler bana... bunun
kul hakkını soracağım mahşerde be baba... Teyzem öldükten sonra baba dememi
bekleyen Mehmet tekrar evlendi, geçen de babaannem vefat etti, cenazeyi ne
ikindiye kaydırdılar ne de beni havaalanından almaya yanaştılar, yetişemedim...
Gördüm ne kadar aileden olduğumu o tarafta. Senin kardeşlerinden de çoğu vefat
etti, bir Şevket amcamı görüyorum ara sıra o da yılda, belki iki yılda bir...
Dosdoğru
yürüyorum öğrettiğin yolda, tamam artık beş vakit kılmıyorum namazımı, Perşembeleri
okumuyorum bir baş Yasin-i Şerif ama toparlayacağım inşallah, bu yıl
bereketiyle geldi, pek çok hususta düzenimi kuruyorum hayırlısıyla, bu
yapamadıklarım da düzen işi, ben biliyorum doğrusunu, sen vesile oldun da
öğrendim! Hatırlarım, unutmam....
Seninle
tanışan tüm arkadaşlarımın güzel anıları var, adamlığına, imanına, şefkatine ve
yeri geldiğinde haklı öfkene ilişkin anılar, yad ediyoruz seni bazen,
duygulanıyorum... Özlüyorum seni be babam, özlüyorum...
Nurlar
içinde yat, Allah'ın rahmeti üzerine olsun inşallah...
Peygamberin
sancağı altında, cennette buluşmak dileğiyle...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder